Murat Kurum, deprem sonrası inşa edilen konutların “neredeyse sıfır enerjili bina” konseptiyle tasarlandığını belirterek, bu modelin artık Türkiye genelinde uygulanacağını açıkladı. Kurum, enerji tüketiminde yüzde 39, sera gazı emisyonlarında ise yüzde 38 oranında azalma sağlandığını söyledi.
Hatay’da düzenlenen “Türkiye’nin 31’inci Taraflar Konferansı’na (COP31) Giden Yolu: Dirençli Şehirler Paneli”nde konuşan Bakan Kurum, iklim değişikliği, afet yönetimi ve kentsel dirençlilik konularının artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti. Programa farklı ülkelerden bakanlar ile Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği temsilcileri de katıldı.
Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 sürecine değinen Kurum, şehirlerin küresel iklim mücadelesinin merkezinde yer aldığını belirterek, dayanıklı ve sürdürülebilir kentlerin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu söyledi.
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Türkiye’nin büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Kurum, 11 ilin etkilendiği afette yaklaşık 850 bin yapının kullanılamaz hale geldiğini kaydetti. Deprem sürecinde 650 bin görevlinin sahada çalıştığını belirten Kurum, devlet ve millet iş birliğiyle geniş kapsamlı bir yeniden inşa süreci yürütüldüğünü ifade etti.
Deprem bölgesinde sürdürülen çalışmalar kapsamında saatte 23, günde ise 550 konut üretim kapasitesine ulaşıldığını aktaran Kurum, 27 Aralık 2025 itibarıyla toplam 455 bin konut ve iş yerinin tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini açıkladı.

Hatay’ın yeniden inşa sürecinde en ağır yükü taşıyan şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Kurum, yapılan çalışmaların yalnızca konut üretimiyle sınırlı olmadığını, altyapıdan sosyal donatılara kadar bütüncül bir şehircilik anlayışıyla hareket edildiğini söyledi.
Deprem bölgesinde inşa edilen yaklaşık 500 bin konutun tamamının iklim dirençli, enerji verimli ve sıfır atık uyumlu olduğunu belirten Kurum, geri dönüşüm sistemlerinden arıtma tesislerine kadar çevre odaklı yatırımların da hayata geçirildiğini kaydetti.
Şehirlerin küresel enerji tüketiminin büyük bölümünden sorumlu olduğunu ifade eden Kurum, sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 70’inin kentlerden kaynaklandığını söyledi. Bu nedenle şehirlerin iklim mücadelesinin ana merkezi haline geldiğini vurgulayan Kurum, deprem bölgesinde uygulanan çevreci yapı modelinin artık Türkiye’nin 81 ilinde yaygınlaştırılacağını açıkladı.
Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirten Kurum, COP31 kapsamında dayanıklı şehirler, yeşil bina standartları ve yeni finansman modellerinin uluslararası gündemin temel başlıklarından biri haline getirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Program sonunda hazırlanacak “Hatay Deklarasyonu”nun dünya şehirleri için önemli bir yol haritası oluşturacağını ifade eden Kurum’un konuşmasının ardından panel oturumlarına geçildi.










Bir yanıt yazın