Afganistan’da yönetimi 2021’de ele geçiren Taliban, uluslararası alanda ilk kez resmen tanındı. Bu adımı atan ülke ise Rusya oldu. Moskova’nın kararı, muhalefet ve insan hakları savunucularından sert eleştiriler aldı.
Taliban için bu gelişme, ABD ve NATO güçlerinin çekilmesinin ardından yönetime geldikleri dört yıl içinde yaşanan en önemli diplomatik kırılma olarak değerlendiriliyor. Taliban Dışişleri Bakanı Emir Han Muttaki, Rusya’nın kararını memnuniyetle karşıladıklarını ve bunun diğer ülkelere de örnek olmasını umduklarını söyledi.
Kadın Hakları Eleştirilerin Odağında
Kararın ardından özellikle kadın hakları savunucuları ve eski Afgan siyasetçiler tepkilerini dile getirdi. Eski milletvekili Fevziya Koofi, Taliban’la kurulan diplomatik ilişkilerin barış değil, “bir şiddet rejiminin meşrulaştırılması” anlamına geldiğini belirtti.
Afgan Kadınların Siyasete Katılımı Ağı ise açıklamasında, bu adımın “otoriter, kadın karşıtı ve insan haklarını ihlal eden bir yönetimi uluslararası alanda tanınır hale getirdiğini” vurguladı.
Taliban ise kendi savunmasında, kadın haklarına “Afgan kültürü ve İslam hukuku çerçevesinde” saygı gösterdiklerini iddia ediyor. Ancak ülkede 12 yaş üstü kız çocuklarının eğitimi yasaklanmış durumda. Kadınların kamuda çalışması büyük ölçüde engellenmiş, seyahat özgürlükleri de ciddi şekilde kısıtlanmış durumda.
Moskova–Taliban İlişkileri: Yeni Değil
Rusya, Taliban’ın 2021’de yönetimi ele geçirmesinden sonra Kabil’deki büyükelçiliğini kapatmayan nadir ülkelerden biri olmuştu. Hatta 2022’de iki taraf arasında doğalgaz, petrol ve buğday ihracatına yönelik ticaret anlaşması imzalanmıştı. Nisan 2024’te ise Taliban, Rusya’nın “terör örgütleri listesi”nden çıkarıldı.
Devlet Başkanı Vladimir Putin de Temmuz 2024’te yaptığı bir açıklamada Taliban için “terörle mücadelede müttefikimiz” ifadesini kullandı.
Moskova, Afganistan’la enerji, tarım, altyapı ve ulaşım gibi alanlarda iş birliği potansiyeli gördüğünü belirtiyor. Ancak aynı zamanda Taliban’dan, terörle mücadele ve uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili kararlılığını sürdürmesini istiyor.
Tarihsel Arka Plan: Sovyetlerden Günümüze
Rusya ile Afganistan arasındaki ilişkiler uzun ve karmaşık bir geçmişe sahip. 1979’da Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgaliyle başlayan süreçte yaklaşık 15 bin Sovyet askeri hayatını kaybetmişti. 1989’da askerlerini çeken Moskova, bu dönemdeki müdahalesiyle ağır eleştirilmişti.
Bugün Taliban’a verilen destek ise bazı çevrelerce o dönemki işgalin “diplomasi kisvesiyle” devamı olarak görülüyor. Afgan Kadınların Siyasete Katılımı Ağı da açıklamasında bu tarihi hatırlatarak, “Rusya’nın geçmişteki yıkıcı rolünü unutmadık” dedi.
Uluslararası Endişe ve Yaptırımlar
Birleşmiş Milletler, Taliban’ın uyguladığı yasaların toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiğini belirterek, kamu önünde gerçekleştirilen cezalandırma yöntemlerini ve eski hükümet yetkililerine yönelik saldırıları eleştiriyor.
2021’de Taliban’ın yönetime gelmesiyle birlikte pek çok ülke büyükelçiliklerini kapatmıştı. Ancak Çin, Türkiye, Pakistan, Özbekistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler diplomatik temsilciliklerini açık tutmaya devam etti.
Afganistan’a yönelik uluslararası yaptırımlar hâlen yürürlükte. BM Güvenlik Konseyi, Taliban’ın kontrolündeki 9 milyar dolarlık varlığı dondurmuş durumda.
“Bu Daha Başlangıç Olabilir”
Afganistan’ın eski ulusal güvenlik danışmanlarından Dr. Rangin Dadfar Spanta, Rusya’nın kararını “esef verici” olarak değerlendirerek, “Eğer bu gelişmeye güçlü bir uluslararası tepki gelmezse, diğer ülkelerin de benzer adımlar atması kaçınılmaz olur” uyarısında bulundu.










Bir yanıt yazın