Tarım arazilerinde hızla artan kaçak yapılaşmaya karşı hazırlanan yeni düzenleme, hobi bahçeleri üzerinden oluşan “fiili imar” modelini sona erdirmeyi hedefliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan kanun teklifiyle, tarım arazilerine izinsiz kurulan yapılara elektrik, su ve benzeri altyapı hizmetlerinin sağlanması engellenecek.
Düzenleme, mevcut yapıları kapsam dışında bırakırken, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra inşa edilecek kaçak yapılar için altyapı hizmeti verilmemesini öngörüyor. Böylece, altyapı götürülerek kaçak yapıların dolaylı şekilde meşrulaştırılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Teklifin mayıs ayında Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi bekleniyor.
Hobi bahçelerine yeni kurallar geliyor
Yeni düzenleme, hobi bahçelerini tamamen yasaklamıyor; ancak tarım arazilerinin bu amaçla kullanılmasına ciddi sınırlamalar getiriyor. Son yıllarda tarım arazilerinin küçük parçalara bölünerek “hobi bahçesi” adı altında satılması ve tarım dışı kullanımı yaygınlaşmıştı. Hazırlanan teklif, bu eğilimi tersine çevirmeyi amaçlıyor.
Bu kapsamda:
- Tarım arazilerinin parsellenerek satılması ve tarım dışı kullanımının önüne geçilecek.
- Tarım dışı amaçla kurulan kooperatiflerin arazi edinmesi yasaklanacak.
- Tarımsal kooperatifler ise belirli izinler çerçevesinde faaliyet gösterebilecek.
Kaçak yapılaşmaya açık hedef
Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri, tarım arazileri üzerindeki izinsiz yapılaşmayı doğrudan hedef alması. Konteyner, tiny house, bağ evi gibi ruhsatsız ve tarım dışı kullanım amacı taşıyan tüm yapılar “kaçak” kapsamında değerlendirilecek.
Yeni kurallara göre:
- Kaçak yapılara elektrik ve su aboneliği verilmeyecek.
- Bu yapılar resmi olarak tanınmayacak.
- Kamu kurumlarının altyapı götürmesi sınırlandırılacak.
Mevcut aboneliklerin kesilmesine dair açık bir hüküm bulunmazken, denetimlerin artırılması ve mevcut durumun yeniden değerlendirilmesi ihtimali gündemde.
Vatandaşlar nasıl etkilenecek?
Düzenleme yürürlüğe girerse, yeni hobi bahçesi satın almak zorlaşacak ve kaçak yapılaşmaya dayalı projeler daha riskli hale gelecek. Mevcut kullanıcılar açısından ise geçiş sürecine dair detayların netleşmesi bekleniyor.
Genel çerçevede teklifin amacı; tarım arazilerini korumak, spekülatif satışları önlemek ve altyapı üzerinden oluşan “fiili imar” etkisini ortadan kaldırmak olarak öne çıkıyor.










Bir yanıt yazın