TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu, hazırladığı raporda veri ekonomisinin işletmelere önemli bir avantaj sağladığını ortaya koydu. Rapora göre, yapay zekâ destekli veri kullanımının kârı ortalama yüzde 8 artırdığı, maliyetleri ise yaklaşık yüzde 10 azalttığı tespit edildi. Komisyon, bu tablo karşısında işletmelere yapay zekâ temelli “iş analitiği” departmanları kurmalarını önerdi.
Raporda, verinin günümüz ekonomisinde giderek daha kritik bir girdi haline geldiği vurgulandı. “Yeni petrol” olarak tanımlanan verinin, yapay zekâ sayesinde anlamlandırılarak stratejik kararlara yön verdiği ifade edildi. Şirketlerin müşteri bilgileri, üretim verileri, finansal göstergeler ve sosyal medya akışları gibi çok sayıda kaynaktan elde edilen büyük veriyi, yapay zekâ destekli analizlerle işleyerek daha objektif ve kanıta dayalı kararlar alabileceği belirtildi.
Kamu sektöründe de büyük kazanım
Raporda, veri odaklı karar alma yaklaşımının kamu sektörü için de giderek önem kazandığına dikkat çekildi. Şehir planlamasından ekonomik politikalara, sağlık hizmetlerinden eğitim yatırımlarına kadar pek çok alanda büyük veri ve yapay zekâ analitiğiyle daha rasyonel planlamaların mümkün olduğu kaydedildi. Bu kapsamda, Avrupa Komisyonu’nun açık verilerin etkin kullanımı sayesinde, Avrupa Birliği genelinde kamu ve özel sektörde yılda yüz milyarlarca avroluk verimlilik artışı sağlanabileceğine işaret ettiği hatırlatıldı.
Veri ekonomisi hızla büyüyor
Raporda, veri ekonomisinin son yıllarda büyük bir ivme kazandığı da vurgulandı. AB için yapılan projeksiyonlara göre, 2018 yılında 301 milyar avro seviyesinde olan veri ekonomisinin, 2025 yılı sonunda 829 milyar avroya ulaşması bekleniyor. Bu büyüklüğün, AB toplam gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5’inden fazlasına denk geldiği ifade edildi. Küresel ölçekte ise veri ekonomisinin önümüzdeki yıllarda trilyonlarca dolarlık bir hacme ulaşacağı öngörülüyor.
Komisyon, tüm bu gelişmeler ışığında işletmelere “iş analitiği” ve “veri bilimi” departmanları kurmaları yönünde tavsiyede bulunarak, yapay zekâ ve veri temelli dönüşümün rekabet gücü açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti.










Bir yanıt yazın