İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen “Yeşil ve Dijital Dönüşüm Sürecinde İşçilerin Beceri Uyumlarının Geliştirilmesi Projesi” kapanış programı kapsamında gerçekleştirilen Adil Geçiş Çalıştayına katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Hasar, Yeşil Dönüşüm, Adil Geçiş yaklaşımı ve COP31 sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası müzakere süreçlerinde Türkiye’nin hassasiyetlerini gözeterek tavizsiz bir tutum sergilediklerini belirten Hasar, adil geçişin kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Hasar, adil geçişin; iklim politikalarının sosyal adaletle birlikte ele alınmasını, başta çalışanlar, KOBİ’ler, kırılgan gruplar ve dönüşümden doğrudan etkilenen bölgeler olmak üzere toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir yaklaşımı ifade ettiğini belirterek, Türkiye’nin iklim politikalarında bu anlayışı güçlü biçimde benimsediğini söyledi.
Uluslararası platformlarda adil geçiş kavramının dahi zaman zaman tartışma konusu olabildiğine dikkat çeken Hasar, özellikle enerji dönüşümü sürecinde mevcut iş gücünün sahip olduğu konvansiyonel beceriler nedeniyle ortaya çıkabilecek sosyal ve ekonomik sorunlara işaret etti. Yeni becerilerin kazandırılmasına yönelik çalışmaların önemine değinen Hasar, bu süreçte yaşanan iş gücü göçlerinin aile yapıları üzerinde dahi olumsuz etkiler doğurabildiğini ve bu sorunları uluslararası toplantılarda dile getirdiklerini ifade etti.

Konuşmasında iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını vurgulayan Hasar, Yeşil Dönüşümün ekonomik yapı, istihdam ve sosyal refah üzerinde doğrudan etkileri olan kapsamlı bir dönüşüm süreci olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin Akdeniz iklim kuşağında yer aldığını hatırlatan Hasar, bu nedenle iklim politikalarının yalnızca emisyon azaltımı ve teknolojik dönüşüm ekseninde değil, insanı merkeze alan kapsayıcı ve adil bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirtti.
Paris Anlaşması’nın onaylanması ve 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefiyle birlikte yeşil dönüşüm sürecinin hız kazandığını ifade eden Hasar, bu doğrultuda hazırlanan İklim Değişikliği Azaltım ve Uyum Stratejileri, Eylem Planları ve Uzun Dönemli İklim Stratejisi’nin adil geçişe yönelik somut politika adımlarını içerdiğini söyledi. Ayrıca, İklim Kanunu ve Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında elde edilecek gelirlerin bir kısmının, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinin sosyal etkilerinin yönetilmesinde kullanılmasının öngörüldüğünü belirtti.
Bu yıl Türkiye’de gerçekleştirilecek olan COP31’in adil geçiş yaklaşımını küresel gündeme somut politika araçları ve iyi uygulama örnekleriyle taşıma açısından önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Hasar, COP süreçlerinin çok taraflı yapısıyla ülkeler arası iş birliği ve taahhütler açısından kritik bir platform olduğunu ifade etti.
Yeşil ve dijital dönüşümün iş gücü üzerindeki etkilerini ortaya koymayı, çalışanların bu süreçlere uyumunu desteklemeyi ve istihdamın korunmasına yönelik proaktif tedbirler geliştirmeyi amaçlayan projenin kapanış programına; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, bakanlık temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.










Bir yanıt yazın