Türkiye’de öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların sayısı giderek artıyor. Disleksi (okuma), diskalkuli (matematik) ve disgrafi (yazma) gibi öğrenme güçlüklerinin yanı sıra hiperaktivite ve bağımlılık riskinin de yüksek olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre her sınıfta ortalama iki çocuk öğrenme güçlüğüyle mücadele ediyor.
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nda sunum yapan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. İsa Birkan Güldenoğlu, Türkiye’de öğrenme güçlüğünün sanılandan çok daha yaygın olduğunu söyledi. Güldenoğlu, yalnızca özel eğitim gereksinimi olan çocukların değil, normal ya da normalin üstünde zekâya sahip çocukların da öğrenme güçlüğü yaşayabildiğine dikkat çekti.
Meclis Araştırma Komisyonu’na konuşan Güldenoğlu, yaklaşık 1,5 milyon öğrencinin öğrenme güçlüğü nedeniyle özel eğitim aldığına, buna karşın 750 bin çocuğun bu durumunun henüz fark edilmediğine vurgu yaptı. “Bu çocuklar sınıfta başarısız, tembel ya da dikkatsiz olarak etiketleniyor. Oysa bu bir hastalık değil, öğrenme farklılığı” dedi.
Uzmanlar, öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların erken fark edilmemesi durumunda özgüven kaybı, akademik başarısızlık, sosyal izolasyon ve ilerleyen dönemlerde bağımlılıklara yönelme riskinin arttığını belirtiyor. Bu nedenle öğretmenlerin ve ailelerin bilinçlendirilmesi, çocukların erken yaşta desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.










Bir yanıt yazın