Türkiye’nin sosyal güvenlik sistemi, çalışanların statülerine göre şekillenen çoklu bir yapı üzerine kurulmuş, 2006 yılında SGK çatısı altında birleştirilerek tekli yapıya dönüştürülmüştür. Başlangıçta bilimsel ve objektif temellere dayanan bu sistem, zaman içinde siyasi müdahalelerle sürdürülebilirliğini kaybetmiştir.
1950’li yıllarda kurulan sistemde, SSK’lılar için emeklilik yaşı 60, Bağ-Kur’lular için 55-60 ve memurlar için 55 olarak belirlenmişti. O dönemde sosyal güvenlik kurumları bütçe fazlası veriyordu. Çünkü emeklilik şartları kohort (aynı dönemde işe başlayan gruplar) bazında, yani adil ve sürdürülebilir şekilde planlanmıştı.
Sistemi Bozan Müdahaleler
Sosyal güvenlik sistemlerinin sağlıklı işlemesi için uzun vadeli projeksiyonlara dayalı, bilimsel temelli düzenlemeler gereklidir. Ancak Türkiye’de bu ilkeye çoğu zaman uyulmamıştır. Özellikle Süleyman Demirel döneminde 1969 yılında emeklilik yaş şartının tamamen kaldırılmasıyla sistemin dengesi bozulmuştur. Sonrasında ise “süper emeklilik” gibi popülist adımlarla sistem iyice zarar görmüştür.
1990’lı yıllara gelindiğinde, sosyal güvenlik sistemi siyasilerin seçim malzemesi hâline gelmiş, yapılan popülist değişikliklerle hem emeklilik yaşı düşürülmüş hem de toplanan primler verimsiz yatırımlarda kullanılarak ciddi ekonomik kayıplar yaşanmıştır.
EYT ve Yeni Adaletsizlik
1999 yılında, IMF’nin baskısıyla çıkarılan 4447 sayılı yasa ile sistemde reform yapılmak istenmiş ve emeklilik yaşı geri getirildi. Ancak bu düzenleme, geçmişe dönük uygulandığı için milyonlarca kişiyi mağdur etti ve EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) sorunu ortaya çıktı.
2023’te çıkarılan yasa ile EYT’lilerden bazıları 38-43 yaşlarında emekli olurken, aynı dönemde işe başlayan diğer kişiler 10-15 yıl daha beklemek zorunda kaldı. Bu durum, “kademe bekleyenler” olarak anılan grupta ciddi bir adaletsizlik hissi doğurdu.
Kohort Temelli Planlama Eksikliği
8 Eylül 1999 öncesi bir gün bile sigortalı olanlar yaş şartına takılmadan emekli olurken, bu tarihten sadece bir gün sonra sigortalı olanlar için erkeklerde 17, kadınlarda 20 yıla kadar daha geç emeklilik şartı getirildi. Bu fark, aynı kuşaktaki bireyler arasında büyük eşitsizlik yarattı.
Kohort temelli bir planlama yapılmadığı için, kademeli emeklilik sistemi bozulmuş, aynı dönemde çalışan insanlar arasında adil olmayan farklar ortaya çıkmıştır. Bu durum hem sistemin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor hem de bireyler üzerinde psikolojik ve ekonomik baskı yaratıyor.
Toplumsal Yansımalar ve Beklentiler
Kademeli emeklilik bekleyen milyonlarca kişi, ileri yaşlarda işsizlik riskiyle karşı karşıya kalmakta ve yoksulluk tehlikesiyle mücadele etmektedir. Emekli olamayan bu kesim için sosyal adaletin sağlanması, sistemin sürdürülebilirliği kadar önemlidir.
Henüz ikinci yılında olmasına rağmen bu adaletsizlik, toplumda geniş kesimlere yayılmış ve muhalefetin gündeminde önemli bir yer edinmiştir. 4 milyondan fazla kişiyi etkileyen bu durum, önümüzdeki seçimlerde ve toplumsal kararlarda belirleyici olabilir.
Kaynak: İsa Karakaş, köşe yazısı










Bir yanıt yazın